cilt bakımı

Cilt Bakımı

Yüzümüzün  kırışıklık, sivilce gibi sorunları vardır. Bu yüzden   cilt bakımına genç yaşta başlayıp cildin türüne uygun cilt bakımı yapılmalıdır... [Devamı]

Bağlantılar

    Son Yorumlar

Cilt Bakımı

Saç Bakımı

Vücut Bakımı

Güzellik ve Makyaj

Moda

A dan Z ye Diyetler

Sağlık ve Beslenme

Örgü Dantel Elişi

Gelinlik ve Abiye Modelleri

Bitki Derman Ürünleri Online Satış

50 senedir Pelin Herbal Saç ve Cilt Doğal Bakım Merkezi’nde bitkisel çözümler uygulayan Herbalist H. Leyla Çabuk' un Yüzyıllar öncesinden gelen mucizevi karışımlarına kolayca ulaşabilirsiniz. Online sipariş için aşağıdaki linke tıklayın.

   Google Reklamları       |   Kategoriler

Cilt Bakımı
Cilt Sağlığı
Saç Bakımı
Saç Uzatma
Güzellik
Vücut Bakımı
Göğüs Bakımı
Suna Dumankaya

Diyet Fitnes
El ve Ayak Bakımı
İbrahim Saraçoğlu
Kadın Sağlığı
Makyaj
Sağlık ve Beslenme
Ender Saraç
Anne ve Bebek

Sonbaharda cilt bakımı çok önemli!

Cilt Bakimi | Saç Uzatma

Medical Park Göztepe Hastanesi’nden dermatoloji uzmanı Dr. Vefa Gönenç, yaşlanan cildi onarmanın yollarını anlattı: “Yaz aylarının sona ermesiyle güneşin altında geçen günlerin kazandırdığı canlı bronz tenler, yavaş yavaş rengini kaybetmeye, donuk bir hale gelmeye başlıyor.

Çünkü hayat kaynağı ışığın bu kez olumsuz etkileri ortaya çıkıyor. Özellikle güneş yani ultraviyole radyasyonu cilt yaşlanmasının en önemli nedenleri arasında. Güneş ışığıyla solaryum; ciltte kuruluk, derin kırışıklık, sarkma, esneklik kaybı, renk değişimleri ve deri yüzeyindeki damarlarda genişlemeye yol açıyor.

Gençliğinize güvenmeyin: Biyolojik olaraksa ciltte aşırı derecede serbest radikal oluşumu, yağ kayıpları, derinin esnekliğini artıran kolajenin bozulması, protein kaybı, hücrenin onarım kapasitesinde düşme, hücrelerin genetik yapısında bozulma gibi bir dizi olumsuzluk gelişiyor. Derinin görünümündeki değişimler dışında, gelecekte ortaya çıkabilecek deri kanserlerinin de ilk adımları bu dönemlerde atılıyor. Fotoyaşlanmanın cilde etkisi, 20’li yaşlara kadar devam ediyor. Yani bu yaşlara kadar aldığımız güneş, geleceğimizi büyük oranda etkiliyor. ‘Şimdi gencim, sonra kendimi korurum, yaşasın güneş diyorsanız’ yanılıyorsunuz!

İki haftalık pH diyet i yapın: Uzmanlar, birçok diyet programının cildin güzelleşmesine katkıda bulunduğunu söylüyor. Örneğin iki haftalık pH diyet iyle kırışıklık ların giderebileceğini gösteren çalışmalar var. Sağlık lı cilt, asit-baz dengesine gereksinim duyuyor. Her gün 3’e 1 oranında baz-asit şeklinde beslenme nin, her gün su, bitkisel çay, kalsiyum tablet ve probiyotik destek almanın, haftada bir kez mutluluk verecek bir   etkinlikte bulunmanın, yaşa ve cilde uygun günlük nemlendirici, güneş koruyucu, göz kremi kullanarak bakım yapmanın cilt yaşlanmasını önemli derecede engellediği biliniyor.

Dolguyla nemlendirin: Diyet dışında kozmetik ürünlerin ve uygulamaların desteğini de alarak yaz boyunca yıpranan cildinize etkili bakımlar yapabilirsiniz. Kozmetikçiler ürünlerinde, azalan deri kalınlığının ve destek dokunun düzeltilmesini sağlayan maddeler kullanıyor. Derialtı yağlı dokunun zamanla görülen kaybının nedeni tam bilinmiyor. Vücutta mevcut hormonların azalmasına bağlı olabileceği düşünülüyor. Genç ve sağlık lı bir deride normalde var olan ama daha sonra yaşlanmayla azalan su tutma kapasitesini artıran, dolayısıyla kırışıklık ları dolduran hyalüronik asit günümüzde yaygın kullanım alanı buldu. Yani dolgu dediğim şey, yalnızca o bölgeyi bir maddeyle doldurmak değil. Madde, o bölgede derinin ihtiyacı olan suyu da tutarak nem oranını artırıyor. Kırışıklık ların engellenmesi için en önemli basamaklardan biri, cildin nemlendirilmesi. Dolgu maddeleri de bu amaca hizmet ediyor.

Matlaşmaya seramit: Derinin en üst tabakasının engel işlevi, hücreler arasındaki iki tabakalı lipit (yağ) tarafından kontrol ediliyor. Bu yapının zamanla bozulması, nem kaybını artırıyor. Bu lipit bariyerin işlevini düzeltmek amacıyla birkaç farklı yol üzerinde çalışmalar yapılıyor. Öncelikle; yulaf özlü, gliserinli, mineral ve jojoba yağlı, dimetikonlu, propilen veya butilen glikollü, üreli, alfa hidroksi asitli, seramitli, soya fasulyeli birçok ürünle engel işlevinin düzeltilmesi amaçlanıyor.  Ayrıca cildiniz parlaklığını kaybettiyse seramitli nemlendiriciler bu sorunu çözmenizde yardımcı oluyor.  Seramitler, ciltte doğal olarak bulunuyor ve hasarlı hücreleri onarıyor. Yeni jenerasyon kremlerde kullanılan seramit-2 cildin bozulan bariyerini onarmada oldukça yardımcı. Son yıllarda geliştirilen yeni yaklaşım; engel işlevi gören lipitleri sentezleyen enzimlerin kontrol edilmesi.”

Yaşlanmaya karşı yeşil çay: Derinin yaşlanmasıyla ilgili yeni teorilerde, fotoyaşlanmayla karsinojenezin (kanserleşmeye giden süreç) aynı olduğu vurgulanıyor. Bunun nedeni, her ikisinin de ultraviyole A’nın etkisiyle deride gelişen enflamasyon sonucu ortaya çıkmaları. Dolayısıyla bu enflamasyonu engellemek veya azaltmak yaşlanmayı, kanser gelişim riskini azaltacak. Bu amaçla niyasinamit, yeşil çay polifenolleri ve salisilik asit kullanılıyor. Seçilen kozmetik ürünlerin deriyi tahriş etmeyen yapıda olması önemli. Çünkü bu tahrişler, enflamasyonu artırarak olumsuz etki gösteriyor.

Minik damarlara çözüm: Halk arasında ‘damar çatlaması’ olarak bilinen telenjiektaziler için yapılan özel lazer tedavileri var. Bu lekelerin lazerle giderilmesi mümkün. Son yıllarda geliştirilen lazer tedavileri, güvenli ve yüz güldüren sonuçlar veriyor.

 

YORUMLAR

Bu konu hakkındaki düşünce ve sorularınızı bize iletebilirsiniz.

Yorum ekle

  Country flag

biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading

Bağlantılar

Facebook Sayfamız

Şu an sitede 422 kişi online



Breast Gain Tamamen Bitkisel

Reklam

2012 Burç Yorumları

Tavsiye Edenler

Son Yazılar

Widget RandomPosts not found.

The file '/widgets/RandomPosts/widget.ascx' does not exist.X

Widget EditorunSectikleri not found.

The file '/widgets/EditorunSectikleri/widget.ascx' does not exist.X

Son Yorumlar

Comment RSS

Tıbbi Sorumluluk Reddi

Sitemizde yer alan içerikler, genel bilgi amaçlı verilmiş ve çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. Sitemiz herhangi bir uzmanın veya doktorun sitesi değildir.

Sağlık ve tıbbi konular hakkındaki bilgilerin kesin olduğunun, yan etkisi ya da zararı olmadığının kesin güvencesi yoktur. Sitemizde yer alan bilgiler, hiç bir zaman hastalıklara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır.

Bu sitede yer alan bilgilerin kullanılması ya da benimsenilmesinden sitemiz sorumlu sayılamaz. Kullanım riski Okuyuculara aittir.