Mineraller
İyot :
Tiroit guddesinin dengeli çalışması
için iyot zorunludur. İyot eksikliği guatra, ayrıca halsizliğe, asabiyete ve
gerginliğe yol açar. Deniz tuzunda ve denizden çıkan her türlü üründe
bulunan iyot gudde sisteminin dengeli gelişmesinde yardımcıdır. İyot en çok
deniz yosununda, özellikle de kalp denilen yosun türünde bulunur. Diğer
kaynaklar her ne kadar azsa da başlıcaları şunlardır: Kuşkonmaz, lahana,
havuç, böğürtlen, turp, ıspanak, domates, patates, soğan, muz.
Kalsiyum ve Fosfor :
Kalsiyumun büyük bir kısmı kemiklerde ve dişlerde bulunur; ancak küçük bir
miktarını sinirlerle kaslar kullanır. Asabiyet, gevşeyememe, uykusuzluk,
huysuzluk, halsizlik, kaslarda kramp, aybaşı zamanında hanımların karın
krampları ve sancıları kalsiyum eksikliğinden ileri gelebilir. Kalsiyum
kanın pıhtılaşmasında büyük rol oynar. Eksikliği diş çekildiğinde veya
ameliyat sırasında kanamaya neden olabilir. Başlıca kaynaklar: kara turp,
kuru incir, salatalık. (Gelişmiş ülkelerde kalsiyum kemik tozu halinde hap
olarak satılır.)
Diğer kaynaklar; pekmez, badem, susam v.b. Kalsiyum ile
fosfor birbirlerini tamamlayan iki mineraldir. Biri eksikse, öbürünün de
etkisi azalır. Fosfor tahıllarda, fındık, brüksel lahanası, kuru incir,
patates, marul, muz ve portakalda bulunur. Dişlerin, kemiklerin, hücrelerin
de fosfora gereksinimi vardır. D vitamini kalsiyum ile fosforun bedene mal
olmasını, kana geçmesini, dişlerde ve kemiklerde depolanmasını sağlar.
Sinirler, kaslar ve beden, gereksinimi olan günlük kalsiyum ve fosforu
alamazsa, beden bunları kemiklerle dişlerden çekip alır. Kalsiyum ve fosfor
fazla miktarda alınınca beden bunları dışkı yoluyla atar. Başlıca fosfor
kaynakları; nohut, badem, mısır, hindiba, üzüm, mercimek, bezelye, kepekli
pirinç, soya fasulyesi, salatalık, portakal, domates, kavun, erik v.b.
Kükürt :
Proteinleri oluşturan aminoasitlerde bulunur. Bedenin her dokusunda bulunan
kükürt, sindirimin temizleyicisi ve antiseptiğidir. Kükürt safra salgılarını
olumlu etkiler. Beslenme uzmanlarına göre bedende biriken ürik asidin
başlıca nedeni alınan besinlerde fosforun yüksek, buna karşılık kükürdün
düşük oluşudur. Tüm tahıllarda, cevizde, bademde ve bu türden yağlı
bitkilerde fosfor bulunur. Fosfor-kükürt dengesini sağlamak için adı geçen
besin maddeleriyle birlikte bol sebze ve meyve yemeli. Kükürt genellikle
sebze ve meyvelerde bulunur.
Potasyum :
Bedendeki tüm hücrelerin, kasların ve dokuların bu madene şiddetle
gereksinimi vardır. Birçok ünlü besin uzmanına göre, kanser hastalığının bir
nedeni de bedenin potasyumdan yoksun kalışıdır. Bu eksiklik besinlerin bu
madenden yoksun bir toprakta yetişmesinden ileri gelir. Tahılda bol miktarda
potasyum bulunur. Ancak rafine edilmiş tahıldaki potasyumun dörtte üçü yok
olur. Rafine edilmiş besinlerde diğer mineraller de eksiktir. Potasyum
eksikliğinin belirtileri şunlardır; Arterit, kabızlık, yüksek kan basıncı,
kaslarda kramp ve gerilme, uyuklama, gevşeyememe, iştahsızlık, kolay soğuk
algınlığı, ellerde ve ayaklarda üşüme, ussal ve kassal yorgunluk ve kanser.
Potasyum elma sirkesinde, üzümde, üzüm suyunda, balda, pekmezde, meyvelerde,
yeşil sebzelerde, domateste ve özellikle ısırgan otunda bulunur.
Sodyum ve Klor :
Bu iki maden bedenimizde büyük rol oynar. Midemizin hidroklorik asit
yapabilmek için klora gereksinimi vardır. Hidroklorik asit proteinlerin
normal sindirimi ve madensel tuzların kana kolayca yerleşmesi için
gereklidir. Sodyum ve klor birçok besin maddesinde ve doğal olarak sofra
tuzunda bulunur. Bu madenlerden yararlanmak amacıyla aşırı tuz yemek doğru
olmadığı gibi, tuzu besinden tamamen kaldırmak da doğru değildir (doktor
tavsiyesi hariç).
Çünkü bu madenlerin eksikliği bacak kaslarında kramplara,
bazen bulantıya, yorgunluğa ve baş dönmesine neden olabilir. Sıcak havalarda
duyulan yorgunluğun ve bitkinliğin bir nedeni de bedenin terle aşırı tuz
kaybetmesidir. Sodyum ve klor kaynakları; fasulye, kestane, tahıl, pancar,
kereviz, maydanoz, marul, ıspanak, hurma v.b.
Oligo-elementler (Eser elementler) :
Bedenimizdeki pek az miktarda bulunan bu madenlerin de sağlımız için önemli
olduğu muhakkaktır. Ancak bunların bedendeki işlevi kesin olarak bilinmiyor.
Oligo-elementler alüminyum, kobalt, bakır, iyot, nikel ve çinkodur.
Alüminyum :
Bedenin çeşitli organlarında bulunur. Eksikliği uykusuzluğa ve kaygıya neden
olur. Kaynaklar; elma, kavun, mantar, kuşkonmaz, enginar.
Bakır :
Bedendeki etkisi kesinlikle bilinmiyor. Ancak anemide doktorlar hastalarına
kobalt, demir ve bakır verince iyi sonuçlar alıyorlar. Kaynaklar; kuru üzüm,
pancar, havuç, muz, ıspanak, lahana, erik, kayısı, badem, fındık, çavdar.
Çinko :
Bu maden hücrelerde, özellikle de tiroit ve cinsiyet bezlerinde bulunur.
Çinko insülinin bileşiminde yer alan bir madendir. Eksikliği yaraların zor
kapanmasına, karaciğer sirozuna yol açabilir. Kaynaklar; tahıl, pancar,
lahana.
Kobalt :
Bedenimizde az miktarda bulunan bu maden B12 vitaminini oluşturan
elemanlardan biridir. Kandaki alyuvarların gelişmesi için gereklidir.
Kaynaklar; mantar, mercimek, burçak.
Magnezyum :
Yapılan deneylerde farelerin besini magnezyumdan yoksun olduğunda damarlarda
genişleme, kalpte hızlı atış ve tansiyon düşüklüğü görülmüştür. Tez kızan
insanlarda da bu mineralin noksan olduğu anlaşılmıştır. Aşırı rafine besin
yiyenlerin ve yeşil sebze yemeyenlerin bu minerale gereksinimi vardır.
Kaynaklar; domates, soğan, incir, üzüm, hurma, badem, yulaf, çavdar, buğday,
fındık, kara turp, gravyar peyniri, havuç, kereviz, marul, pırasa.
Manganez :
Beden bu madeni böbreklerde ve karaciğerde depolar. Eksikliği kısırlığa, zor
gelişmeye yol açar. Kaynaklar; kuşkonmaz, tahıl ve yağlı bitkiler (ceviz,
badem v.b.).
Nikel :
Bu maden pankreası ve karaciğeri etkiler. Ancak bu konudaki bilgiler
hayvanlar üzerinde yapılan deneylere dayanmaktadır. İnsan üzerindeki etkisi
kesinlikle bilinmiyor. Kaynaklar; mantar, lahana, tahıl, meyveler, havuç,
kuru fasulye.
Sağlık, Güzellik Rehberi Ana Sayfası